Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
"Ş" Harfi İle Başlayan Kavramlar

Devlet ve şiddet arasında meşru bir bağlantı kuranlar için sorun yoktur; keza şiddeti kriminoloji, psikiyatri, kadın araştırmaları ya da savaş araştırmaları gibi uzmanlık alanlarına hapsedenler için de. Oysa o hiçbir kategoriye sığmamakta, hiçbir tanımlamaya kendi kimliğini teslim etmemektedir. Şiddetin insanoğlunun en eski hikâyelerinden birisi olması, politik dile ait tanımlama ve sınırlamaların yetersizliğinden değil midir? Örneğin şiddete uzun asırlar boyu "kaçınılmaz" gözüyle bakılmıştır. Kaçınılmaz olan karşısında insanoğluna ne düşer? onunla barış içinde yan yana yaşama... İşte şiddet ve ona karşı tutumları belirsizleştiren unsurlardan birisi. Hıristiyanlığın haklı savaş iddiası unutulmamalıdır, der Keane. Mars´ın "yeni bir topluma gebe her toplumun ebesi "şiddettir" yâda Lenin´in yumurtaları kırmadan omlet yapamazsınız" sözleri de dini "haklı şiddetin" sekülerleşmiş biçimleri değil midir?

 
M.Naci Bostancı / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.22 / 2002

Şair nedir? Tabiatın en sevdalı zamanlarındaki hüzünlü gülümsemelerinden yaratılmış bir canlı. Gülümseyişlerinden, güldeki şebnem gibi gözyaşları, ağlayışlarından gökkuşağı gibi gülümseme alametleri görülür; tabiata bütün yaratıklardan daha fazla esirken, tabiatın üstüne çıkmak ister; kendi kendini bile idare edemezken, dünyayı zayıf kollarıyla sürükleye sürükleye başka bir feyiz noktasına, başka bir olgunluk merkezine götürmeye çalışır. Bunca didinmeler içinde gücü, kuvveti kesilince de ya kafeste siyah perdeler içinde mahpus bülbüllerin nağmesi kadar hüzünlü veyahut dünyamızdan teneffüse yeter hava bulamayacak derecede yükselip sonra aşağıya doğru hiddetle süzülen şahinlerin haykırışı kadar acı feryatlara başlar. İşte asıl şiir o feryatlar ve asıl şair de o karakterde, o yaratılıştaki insanlardır. Yoksa ben on kelimeyi aruz veya hece kalıplarına uydurmaya, yine birkaç kelimeyi birbirine kafiye yapmaya muktedir olanlar değil.

Namık Kemal / Cezmi / Armoni yay. / S.14 / 2004