Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
"G" Harfi İle Başlayan Kavramlar

Genellikle ilk ergenlik belirtileriyle başlayan gençlik çağı, büyümenin durmasına kadar sürer ve 12-21 yaşlarını kapsar. Bu çağa Batı dillerinde büyüme anlamına gelen "Adolescence" adı verilir. İngilizcedeki "Teenage" sözü de 13-19 yaşları arasındaki gençlik dönemini belirtir. Gençlik çağının tanımı bedensel ve cinsel gelişmeye göre yapılınca başlangıcı da bitişi de belirsiz olmaktadır. 

Atalay Yörükoğlu / Gençlik Çağı / Özgür Yay. / S.13 / 2007

Gençlik yılı olarak bilinen 1985 yılında dünya nüfusunun yüzde 30´u, yani bir buçuk milyar insan 24 yaşın altındaki gençlerden ve çocuklardan oluşmaktadır.

 

Atalay Yörükoğlu / Gençlik Çağı / Özgür Yay. / S.16 / 2007

Gençlik çağının sonunda , gencin şu nitelikleri kazanması beklenir: Genç, ana-baba ve öteki erişkinlerden duygu, düşünce ve davranışta bağımsızlık geliştirmiş olmalıdır. Ailesi dışında toplumsal ilişkilere girebilmeli, özellikle yaşıtlarıyla arkadaşlık kurup sürdürebilmelidir. Karşı cinse eğilim ve yaklaşma isteği duymalı ve sevgi bağı kurabilmelidir. Cinsel kimliğini ve rolünü iyice benimsemiş, evliliğe istekli ve hazır olmalıdır. Zihin yeteneklerini ve el becerilerini geliştirmiş, toplum yaşamı için gerekli bilgi, görgü ve ruhsal olgunluğa erişmiş olmalıdır. Kendine özgü değerler, yaşam anlayışı ve bir dünya görüşü oluşturmalıdır. Bir amaç veya amaçlara doğru yönelebilmeli, nereden gelip nereye gittiğini bilmelidir. Başka bir deyişle, çevresiyle bütünleşirken kendi öz benliğinin bilincine varmalı, kimlik duygusu geliştirmelidir.

Atalay Yörükoğlu / Gençlik Çağı / Özgür Yay. / S.20 / 2007

Kant´a göre bir şeyin güzelliği, o şeyin mahiyetiyle alakadar olmayıp kendisinin dışında, mahiyeti ne olursa olsun, o şey yüzünden, düşüncenin muhayyilesiyle aklı arasında husule gelen serbest oyundadır. 

Burhan Toprak / Estetik /İnkılap Kitabevi / S. 5 / 1948

Gençlik deyince; fizyolojik bakımdan muayyen yaş hadleri gösteren, çocuklukla kahillik arasında -büluğdan sonra- bir devre kast edilir. Bu devre fizyolojik doğrudan doğruya yardımlardan kurtulma çağı olduğu kadar, neşnünema bütün hızı ile devam ettiği için; tabiat ve cemiyetle daha vazıh olarak muhitle fazla bir münasibat ve harekiyeti icap ettirir. Münasibetin fazlalaşması neticesi kafa, tabiat ve cemiyet şartları üzerinde düşünmeye başlar.

Lütfi Erişçi / Türkiye´de gençlik Meselesi / Korgunal / S.23 / 1938

Güven, belirli nedenlere dayanabilen ama bunlarla açıklanamayan bir duyguyu; bir varlıkla ilgili fikrimizle varlığın kendisi arasında kesin bir bağlantı ve birliğin olduğu, onu kavrayışımızda belirli bir tutarlılığımızın olduğu, Ego’nun bu kavrayışa karşı teslimiyetinde bir güvence ve direnç eksikliği gösterdiği duyguyu ifade eder.

Kısaca güven, olası sonuçlara duyulan itimadın bilişsel bir kavrayıştan çok, bir şeye bağlılığı ifade ettiği bir “inanç” biçimidir.

 
Anthony Giddens / Modernliğin Eleştirisi / Ayrıntı Yay. / S.31 / 2010

Bugün, geleneğin her zaman yıkıcı olmadığı, hatta modernleşme teşebbüslerinden gelenekten faydalanılması gerektiği anlaşılmış bulunuyor. Bu geleneğe dönmek değil, gelenekle birlikte değişmektir. Geleceğe yönelik hiçbir tasavvur her şeyi sıfırlayarak işe başlayamaz.

Necip Fazıl Kısakürek / Rapor 2 / B.Doğu / S.13 / 1976

Bugün, geleneğin her zaman yıkıcı olmadığı, hatta modernleşme teşebbüslerinden gelenekten faydalanılması gerektiği anlaşılmış bulunuyor. Bu geleneğe dönmek değil, gelenekle birlikte değişmektir. Geleceğe yönelik hiçbir tasavvur her şeyi sıfırlayarak işe başlayamaz.

M.Naci Bostancı / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.103 / 2002

Gazetenin niteliği ve değeri, zamandan zamana olduğu kadar toplumdan topluma da değişmektedir. Gazete özellikle, çok konuşan değil, çok okuyup ve çok düşünen, okuduklarını eyleme dönüştüren toplumların temel bilgi ve fikir aracı olmuştur. Tutarlı icraatlarla yönetilen toplumlarda gazetenin temel materyali “ciddi haber”; günübirlik politikalarla yönetilen toplumlarda ise “magazin ve dedikodu” olmuştur.

Sedat Cereci / İletişiverelim / Şule Yay. / S.90 / 1997