Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
"H" Harfi İle Başlayan Kavramlar

Kendilerini haklı gösterme ihtiyacı duyanlar dinsel baskı, zoraki asimilasyon, istila amaçlı savaş ya da "etnik temizlik" yapanlardır ve yaptıklarını çoğu kere savunarak değil, inkar ederek yaparlar. 

Michael Walzer, Hoşgörü Üzerine, Çev. A. Yılmaz, s. 17, Ayrıntı, 1997

 Hakkı doğuran güç ise, etkiyle birlikte etken de değişir. Bir öncekini alt eden bir güç, onun hakkını da elde eder. Ceza görmeden başkaldırabildiniz mi, bu baş kaldırma bir hak olabilir. Madem güçlü her zaman haklıdır, öyleyse yapılacak şey, her zaman güçlü olmaya bakmaktır. Güçlünün yok olmasıyla ortadan kalkan bir hakka hak diyebilir miyiz?  İnsan boyun eğecek olduktan sonra, ödev dolayısıyla niye boyun eğsin? İnsan boyun eğmeye zorlanıyorsa, boyun eğmek zorunda değil demektir. Görülüyor ki, hak sözü güç’e hiçbir şey eklemiyor; bu bakımdan hiçbir anlam da taşımıyor.

J.J. Rousseau /Toplum Sözleşmesi /Türkiye İş Bankası Yay./S.7/ 2010

Heyecan basit, sade fakat yeteri derecede doğru olarak "bütün organizmanın sarsılmış, alt üst edilmiş hali" diye tarif edilmiştir. Heyecan insan vücudunun yalnız bir parçası, bir bölümüyle değil, bütünüyle ilgilidir. Yani heyecan insanın bütün varlığında birden duyulur. Gerçek heyecan canlandırıcı, harekete geçirici bir tecrübedir.

 

Luela Cole - J.Morgan / Çocukluk ve Gençlik Psikolojisi / MEB / S.74 / 1975

Hürriyet; insanoğlunun hakikatı arama ve adaleti gerçekleştirme yolundaki çalışmalarının bir meyvesidir. Bir milletin sahip bulunduğu hürriyetin derecesi, manevi ve fikri ilerleme yolunda sarfedeceği gayretlerle ölçülür. 

Said Halim Paşa / Buhranlarımız / Tercüman / Sy. 75

Le Bon’a göre insanların hisleri, içinde bulundukları koşullara bağlıdır. Bir kalabalığın içindeyseler, kardeşliği bir kalabalık olarak hissederler; işçi sınıfının içinde yer alıyorlarsa, otoriteyi işçiler arasından hissederler. 

Richard Senntet / Otorite / Ayrıntı Yay. / S.19 / 2005

Dünyanın hiçbir yerinde “halklar” sadece yaşayanlardan ibaret değildir; kendileri olmasa bile fikirleri soluk alıp veren kimi aktörler onların gündelik hayatının içindedir ve yine hiçbir siyaset toprağın derinliklerine inen köklere sahip olmadıkça ülkelerini yukarılara çıkartacak bir dayanak oluşturamaz.

M.Naci Bostancı / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S. 93 / 2002