Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DipNOT

 Rutin, belirli bir noktada zararlı hale gelmeye başlar. Çünkü insaoğlu kendi çabası üzerindeki kontrolünü yitirir; çalışma zamanı üΩerindeki kontrolün yitmesi ise insanın zihnen öldüğü anlamına gelir.

SENNET Richard, Karakter Aşınması, Çev. Barış Yıldırım, Sy. 37, Ayrıntı 2010

 İman sözlükte her türlü doğrulama (tasdik) ve inanmak anlamındadır. Tahkik ehlinin ıstılahında ise kesin bilgileri (malumat-i yakini) doğrulama ve Peygamber (sav)´ın buyurduklarına kalben iman etmektir. 

Nasiruddin Tusi, Seçkinlerin Ahlakı, s.45, İz Yay. 2009

Kendilerini haklı gösterme ihtiyacı duyanlar dinsel baskı, zoraki asimilasyon, istila amaçlı savaş ya da "etnik temizlik" yapanlardır ve yaptıklarını çoğu kere savunarak değil, inkar ederek yaparlar. 

Michael Walzer, Hoşgörü Üzerine, Çev. A. Yılmaz, s. 17, Ayrıntı, 1997

Karmaşık bir toplumda demokrasi, yönetimin görevlilerini değiştirmek için anayasaya uygun düzenli olanaklar sağlayan bir siyaset sistemi ve nüfusun olabildiğince geniş kısmının, siyasal iktidar için yarışanlar arasında bir seçme yaparak önemli kararları etkilemesine izin veren bir sosyal mekanizma diye tanımlanabilir.

S.M. Lipset, Siyasal İnsan, Teori, Sy.25, 1986

Belli bir insan unsurunun (nüfus) belli bir mekan içinde (coğrafya) ve belli bir zaman boyutunda (tarih) sahip olduğu kimlik ve aidiyet hissi ile ürettiği değerler dünyasına dayalı psikolojik, sosyolojik, siyasi ve ekonomik yapı taşlarından oluşan kültür, bir ülkenin sabit güç verilerini potansiyel güç verilerine bağlayan en önemli unsurdur. Bu unsur bir taraftan sabit verilerin yaşanan süreç içinde tezahür etmesini sağlarken, diğer yandan potansiyel verileri harekete geçiren temel muharrik rolü oynamaktadır. 

Ahmet DAVUTOĞLU, Stratejik Derinlik, Küre Yay. Sy. 23, 2009

 Tanzimat, kısa zamanda, dış etki ve eritilmemiş iç yabancı unsurların çalışmaları ve düşünce kurumlarımızın zayıflığıyla, ufak bir kaydırış ve yön değiştirişle, bir “iç ve köke dayanan yenilenme” olmaktan çıkmış ve “dışa dönüşme”ye, “benliğini yitirme”ye ve “kültür ve medeniyet değişimi”ne yol vermiştir. Kalb, ciğer, mide ve bağırsakların dışarıda, deri, el, tırnak ve ayakların içerde olması gibi garip bir iç-dış değişimine uğrar toplumumuz.

Sezai Karakoç /Mehmed Akif / Diriliş Yayınları / S.9 / 2005

 Yalnız genel istem (irade) devletin güçlerini devletin kuruluş amacına, yani herkesin iyiliğine uygun olarak yönetebilir. Çünkü özel çıkarlar arasındaki anlaşmazlık nasıl toplumların kurulmasını gerekli kılmışsa, aynı çıkarlar arsındaki anlaşma da bunu olanaklı kılmıştır. İşte, toplumsal bağı kuran şey, bu birbirinden ayrı çıkarlar arasındaki ortak şeydir. Bütün çıkarların anlaştığı bazı noktalar olmasaydı, hiçbir toplum var olmazdı. İşte, toplum bu ortak çıkar açısından yönetilmelidir.

J.J Rousseau /Toplum Sözleşmesi /Türkiye İş Bankası Yay. / S.23 / 2010

 Doğal yaşama halinden toplum düzenine geçiş, insanda çok önemli bir değişiklik yapar: Davranışındaki içgüdünün yerine adaleti koyar, daha önce yoksun olduğu değer ölçüsünü verir ona. Ancak, ödevin sesi içtepilerin, hak da isteklerin yerini alınca, o güne kadar yalnız kendini düşünen insan başka ilkelere göre davranmak, eğilimlerini dinlemezden önce aklına başvurmak zorunda kalır. İnsan bu durumda doğadan sağladığı birçok üstünlüğü yitirse de, öylesine büyük yararlar elde eder, yetileri öylesine işleyip gelişir, düşünceleri açılır, duyguları soylulaşır, baştan başa ruhu öylesine yükselir ki, yeni durumun yarattığı kötülükler onu çoğu kez toplum öncesi durumdan da aşağı derekeye düşürmeseydi, kendini bu durumdan bütün bütün çekip kurtaran anı durmadan kutlaması gerekirdi: O anı ki, kendini akılsız ve gelişmemiş bir hayvan durumundan çıkarıp akıllı bir varlık, bir insan haline sokmuştur.

J.J Rousseau / Toplum Sözleşmesi /Türkiye İş Bankası Yay. / S.18 / 2010

 Özüne bağlı olmayan şeyler bir yana bırakılırsa, toplum sözleşmesi şöyle özetlenebilir: Her birimiz bütün varlığımızı ve bütün gücümüzü bir arada genel istemin buyruğuna verir ve her üyeyi bütünün bölünmez bir parçası kabul ederiz.

 

Bu birlik sözleşmesi, o anda sözleşmeyi yapanların kişisel varlığı yerine, toplantıdaki oy sayısı kadar üyesi olan tüzel kolektif bir bütün oluşturur. Bu bütün, ortak benliğini, yaşamını ve istemini bu sözleşmeden alır. Bütün öbür kişilerin birleşmesiyle oluşan bu tüzel kişiye eskiden site denirdir; şimdiyse cumhuriyet ya da politik bütün deniyor. Üyeleri ona edilgin olduğu zaman devlet (etat), etkin olduğu zaman egemen varlık (souverain), öbür devletler karşısında da egemenlik (puissance) diyorlar. Ortaklara gelince, onlar bir birlik olarak halk, egemen gücün birer üyesi olarak teker teker yurttaş, devletin yasalarına boyun eğen kişiler olarak uyruk adını alırlar. Ne var ki bu terimler çoğu zaman birbirine karışır ve biri öbürü yerine kullanılır; belirlice kullanırken bunları birbirinden ayırt edebilmeyi bilmek gerekir.

J.J Rousseau /Toplum Sözleşmesi /Türkiye İş Bankası Yay./ S. 15 / 2010

 Özgürlük bir hak; insana kendisini bahşeden. Kendi kapılarını açan, kendi iç dünyasının zenginliklerini sunan… Özgürlük hakkın savunulması; insanın yaşam mücadelesi. Hem fiziki olarak varlığını devam ettirme çabası hem de akli olarak varlığının sorumluluklarını ortaya koyması. Özgürlük insanın en ahlaki hali: İnsan özgürleştikçe ahlakı da artar. Zira her bir davranışının berisinde iradesi yer alır ve sorumluluklarının bilincinde olur. Özgürlükten vazgeçmek veya sınırsız özgürlük arayışı içinde olmak esasında özgürlük hakkını haksızlığa teslim etmek. Özgürlükten vazgeçmek ise insanı ahlaksız bir yaşama sürüklemekte. Özgürlük bir sorumluluk hali; fiziki, zihni ve ruhi yapısını sağlıklı yaşatabilme iradesini ortaya koyma mücadelesi. Her bir birey özgürlüğünü idame ettirirken diğerlerinin özgürlüğüne göz koyduğunda, onun varlığını; iradesini ve akli melekesini ortadan kaldırma teşebbüsünde.  Başkalarının özgürlüğüne müdahil olma, onları insanlıktan çıkarma; hayvan mertebesinde görme. Dolayısıyla nasıl ki hayvanları sürüler halinde kontrol etmekte insan, o halde diğerlerini de hayvanlar gibi, sürüler şeklinde kontrol etme derdinde. Özgürlük, insan şerefine ulaşabilme arayışlarının toplamı. 

J.J Rousseau /Toplum Sözleşmesi /Türkiye İş Bankası Yay./S.11 / 2010
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13