Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DipNOT

Fransız Devriminin modern düşünce üzerinde bıraktığı en derin izlerden biri, iktidarlarını yıkmak istediğimiz yöneticilerin meşruluklarını yok etmemiz gerektiğine bizi ikna etmiş olmasıdır. Yöneticilere olan inancı ortadan kaldırırsanız, onların rejimlerini de ortadan kaldırabilirsiniz. Bu inancı kanıtlayan tek bir olay varsa o da, 1793’te 16. Luis’in öldürülmesidir. 

Richard Sennett / Otorite / Ayrıntı Yay. / S.50 / 2005

Etatist Liberalizmin esin kaynağı J.J. Rousseau’dur. Pozitif özgürlük anlayışına dayanan, siyasi İngiliz düşünce tarihinde en güçlü ifadesini T.H. Green’de bulan etatist liberal öğreti, özgürlüğün sadece “yönetilmemek”, “müdahale edilmemek” demek olmaması gerektiğini söyler. Etatist Liberal, Locke’cu liberallerin yaptığı gibi devleti minimize etmek yerine, onu yeniden şekillendirmeyi tavsiye eder. Locke’cu liberal özgürlüğü devletten özgürlük olarak düşünürken, etatist liberal özgürlüğü devlet aracılığıyla gerçekleştirilecek bir şey  olarak görür.

Atilla Yayla / Liberalizm / Liberta Yay. / S.24-25 / 1998

Bugün entelektüel bir amatör olmalıdır; toplumun düşünen ve ilgili bir üyesi olmak için kişinin, ülkesine ve iktidarına; ülkesinin kendi yurttaşları ve diğer toplumlarla ilişki kurma tarzına dair en teknik ve profesyonelleşmiş faaliyetlerini bile özünde yatan ahlaki meseleleri gündeme getirmeye yükümlü olduğunu düşünen biri. Dahası, entelektüelin amatör suyu, çoğumuzun yaşadığı katıksız profesyonel rutinin içine girip onu çok daha hayati ve radikal bir şeye dönüştürebilir; insan kendisinden yapması beklen şeyi yapmak yerine bunu niye yaptığını, bundan kimin yarar sağladığını ve kendi kişisel projesi ve orijinal düşüncelerle bunun arasında nasıl yeniden irtibat kuracağını sorabilir.

Edward Said / Entellektüel / Ayrıntı Yay. / S.88 / 2004

Dürüstlük, başkalarından talep edilen bir değere dönüştüğünde anlamını kaybeder. Dürüstlük, insanların kendi hayatlarıyla yüzleşme gözü karalığını göstermeleri halinde ötekiler içinde anlam taşımaya başlar. Siyasette dürüstlük, sloganını işlevsiz kılan ötekilere yönelik bir beklentiye dayanması,  hatta daha kötüsü hiç de dürüstçe sayılmayacak şekilde ithama dönüştürülmesidir.

M.Naci Bostancı / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.164 / 2002

Dualarda, o eski aile eşyalarında olduğu gibi samimi, koruyucu bir özellik vardır. Bazen arzu etmediğimiz halde içimizde canlanan tehlikeli düşünceleri dua ile susturup yok ederiz. Çoğunlukla zayıflıklarımızı duanın o çok eski gücünün koruyuculuğuna terk ederek insanca üzüntülerimizi azaltırız.

Mehmet Selimoviç / Derviş ve Ölüm / Yeryüzü Yay. / S.46 / 1986

Dünya edebiyatına böylesine dev romanları armağan eden Dostoyevski, tarihin politik tartışmaları için de etkin bir şekilde katılmıştır. Onun politik formülü; kardeşlik, Ortodoksluk, İsa ve Rusya´dır.

M.Naci Bostancı / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.16 / 2002

Devlet adamlığının en yüksek görevi ve hedefi devletin esas teşkilat yapısı sayesinde bu gereklerin tümünü yerine getirmektir. Ancak işin doğası gereği devlet adamı aynı zamanda halkı olduğu gibi ve ulusal özellikleriyle göz önünde bulundurmalıdır. Bu onun üzerinde çalışması gereken ham malzemedir ve bu malzemenin muhteviyatı her zaman ortaya konulan eserin bütünlüğü üzerinde büyük bir tesire sahiptir.

Arthur Schopenhauer / Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine / Say Yay. / S.103 / 2010

 

Yürürlükte olan, değişsin diye bekler dururuz; oysa hiç düşünmeyiz ki, değişim beklentimizden önce nefislerde gerçekleşmediği sürece bu bekleyiş asla bitmeyecektir. Hepimiz nefislerimizde taşıdığımızdan hoşnutsuzdur. Oysa kavrayamıyoruz ki, bu taşıdıklarımızdan çoğu zeval bulmasını istediğimiz olgulara kalım hakkı vermektedir. Olguların üstümüzdeki baskısını duyarız da nefislerimizde taşıdığımız şeylerin bu olguların devam ve sürekliliğine ne kadar katkıda bulunduğunu kavrayamayız.

Cevdet Said / Bireysel ve Toplumsal Değişimin Yasaları / İnsan Yay. / S.13 / 1998

Aristotales esinini de izleyen Cicero, temel olarak Site kavramını benimser ama bunun çerçevesini genişlerit ve çok daha hukuki bir tanım verir bu tanımı da “cumhuriyet”teki diyalogda, büyük konuşmacının hayranlık duyduğu yurttaş kahramanı temsil eden Afrikalı Scipio’nun ağzından yapar: “Cumhuriyet, halkın malıdır, halk da rastgele insan topluluğu değil, bir hukuk anlaşmasıyla ve bir çıkar ortaklığıyla birleşmiş bir topluluktur”. 

Marcel Prelot / Politika Bilimi / Varlık Yay. / S.26 / 1972

Cinayet, isyandan daha az tehlikelidir. Bir hüküm verilmesine ve tiksinti duyulmasına sebep olan cinayet, yeni bir hamle yapmak şevkini vermez insana. Korku ve vicdanın unutulduğu bir anda ansızın meydana gelen bu olay, hatırlanması bile çirkin olan arzular, insanın, seviyesiz ataları, kötü akrabaları yüzünden duyduğu utanç gibi, hoşa gitmeyen bir şeydir. Oysa isyan bulaşıcıdır, daima var olan hoşnutsuzluğu kışkırtabilir, yiğitliğe benzer, belki de yiğitliğin ta kendisidir. Çünkü direnmek ve karşı koymakla kendini gösterir, aynı zamanda göze de hoş görünür. İsyan, güzel sözler uğruna canlarını bile vermeye hazır olan hayalciler tarafından yaratıldığı için, çekicidir. Bazen tehlikeli olan her şey insana çekici ve güzel görünür.

Mehmet Selimoviç / Derviş ve Ölüm / Yeryüzü Yay. / S.91 / 1986
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13