Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DipNOT

Kant´a göre bir şeyin güzelliği, o şeyin mahiyetiyle alakadar olmayıp kendisinin dışında, mahiyeti ne olursa olsun, o şey yüzünden, düşüncenin muhayyilesiyle aklı arasında husule gelen serbest oyundadır. 

Burhan Toprak / Estetik /İnkılap Kitabevi / S. 5 / 1948

Hürriyet; insanoğlunun hakikatı arama ve adaleti gerçekleştirme yolundaki çalışmalarının bir meyvesidir. Bir milletin sahip bulunduğu hürriyetin derecesi, manevi ve fikri ilerleme yolunda sarfedeceği gayretlerle ölçülür. 

Said Halim Paşa / Buhranlarımız / Tercüman / Sy. 75

Fütüvvet; İyilik ve cömertliği yaymak, eziyet veren hususlardan vazgeçmek, şikayetlenmeyi terk etmek, haramlardan sakınıp, güzel ahlak ilkelerini hayat biçimi haline getirmektir.

İlhami Günay / Kur´an´da gençlik ve Gençler / Pınar Yay. / S.30 / 2010

Feta, işe başlamadan önce iddialı olmayan, işi başarıyla bitirdikten sonra da kendisini övmeyen kişidir.

İlhami Günay / Kur´an´da gençlik ve Gençler / Pınar Yay. / S.30 / 2010

Kolhoz; "kollektif ekonomi" veya "kooperatif ekonomisi" manasina gelen ´kollektivnoye hozyaystvo´ kelimelerinin kısaltılmışı olup, SSCB´indeki tarım üretim kooperatiflerinin ismidir. Buralarda toprak, üretim araçları ve hayvanlar Kolhoz´un malıdır. Gelirler, ekip üyeleri arasında, emeğe ve bu emeğin niteliğine göre bölüştürülür. Her kolhozcu ailesinin evi, bahçesi, tarlası, domuz ağılı, küµesi ve sadece bir ineğin beslenmesine yarayan ahırı vardır. Kolhozdaki ekibin kolhoz yönetiminin koyduğu plana uygun olarak yaptığı tarım çalışmalarından elde ettiği ürünler kolhoz pazarlarında satılır. 

Sakin Öner / Köy Enstitüleri / Su Yay. / Sy.26-27 / 1977

Hukuki ve siyasi manası ile millet, coğrafya hudutları müşterek, resmi lisanı ve kanunları müşterek, sayısı fetihlerle çoğalıp yabancı devletlere arazi terki ile azalan, tebaa dediğimiz insanların yekûnudur. Sosyolojik manası ile millet, yalnız tabiiyet ifade etmez. Milletin fertleri arasında aynı coğrafya hudutlarının, aynı lisanın ve aynı kanunların vücuda getirdiği mekanik ve statik vahdetten fazla olarak uzvi mükemmellikte bir bütünün, parçalarına sâri ve cemiyet müesseselerini doğuran bütün harsı vasıfların ın da müşterek olması lazımdır. Birinci manası ile, coğrafi hudutlar içinde yaşayan halk ve yalnız bu halk millettir; ikinci manası ile bir milletin coğrafi hudutları dışında yaşayan ve yabancı bir devletin tabiiyeti altında bulunan fertleri de milli camiaya dâhildir.

Peyami SAFA / Nasyonalizm ? Milliyetçilik / Bab-ı Ali Yay. / S.55 / 1961

Oysa politikada edinilen prestijle kimlik arasında tam bir bütünleşme vardır. Hürmet, tüm dünyevilikler bir kenera itildikten sonra geride kalan “ben” e yöneltilir. Bir meslek olarak politikayı seçenlerin bir türlü bu dünyadan kopamamaları, emekli olamamaları, kendilerini ancak politik dünyanın ilişkileri içinde hissedebilmeleri, yakalayabilmeleri nedeniyledir. Politikanın zengin hayat pratiğinden, sıradan insanların “hayat için gerçek sonuçlar doğurmayacak ilişkileri”ne dönmek yaşamamak, yok olmaktır. “Bir geyik muhabbetine dönüşmüş” zaman, ölümü bekleme süresinin dolgu malzemesidir sadece.

M. Naci BOSTANCI / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.147 / 2002

Politika kişiyi heyecanlandırır, motive eder, hayatını canlı ve renkli kılar. Politika marifetiyle “kışkırtıcı bir şekilde” tanımadığımız insanlardan dostlarımız ve hasımlarımız olur. Üstelik politikanın çok katı dünyası içinde bu dostlukları ve hasımlıkları çeşitli şiddet derecelerinde yaşarız. İlişkili olduğumuzu herkes bu iki uç arasında bir yerlerde bulunur. 

M. Naci BOSTANCI / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.145 / 2002

Tarihte milliyet fikri insan kanı ile sulanan ve asırdan asıra boy atan bir ağaç vuzuhu ile görünür. Onun tohumlarına ilkçağlarda rastlıyoruz. Roma’nın parçalanması ile Ortaçağ’da asri milletler fidan halinde belirmeye başlamışlardır. Rönesanstan sonra milli birlikler, zamanımıza kadar tam gövdeleriyle taazzuvlarını vücuda getirmeye devam ediyorlar. Öyle ki bütün insanlık tarihi, milliyet fikrini, milletlerin teşekkülü vakıasının tohumundan en yüksek dalının ucuna kadar, olgunlaştığını gösteren milli taazzuv hadiselerinin silsilesinden başka bir şey değildir.

Peyami SAFA / Nasyonalizm ? Milliyetçilik / Bab-ı Ali Yay. / S.44 / 1961

1960 sonrasında iktidar oyununa katılmak ve pay almak isteyen taşranın kısmen modernize olmuş yarı muhafazakâr kesimlerince oluşturuldu. Dolayısıyla özünde bir millet kurmak değil, kolektif fantezideki milletin asli temsilcileri olmaktan kaynaklanan bir hakla iktidardan pay talep etmek vardır.

M. Naci BOSTANCI / Siyasetin Arka Yüzü / Alternatif Yay. / S.115 / 2002
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13