Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek DipNot'ları araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DipNOT

Gerçekte araştırıldığı zaman görülmektedir ki, kapsamı belirsiz olan sosyoloji terimi genellikle birbirinden çok farklı üç şeyden birini, ya da bir kaçını dile getirmektedir: Bunların ilki, çağdaş toplumsal tarih veya antropolojidir; ikincisi ortak veya toplumsal ruhbilim; üçüncüsü de tarih felsefesiyle aynı kaba konması daha doğru olan, bütüncül tarihsel sürece ilişkin kurgulama tarzıdır.

W.G. Runciman / Toplumsal Bilim ve Siyaset Kuramı / Teori Yay. / S.1 / 1986

Kuvvetli bir vicdan, insanın kendi benliği hakkında iyi bir sezgi kazanmasıyla, içe-bakış metodu sayesinde kendisini daha iyi bilmesiyle var olur. Bu yüzdendir ki, en büyük idealleri yüksek ve mükemmel bir ahlaka erişmek olan kişiler, kendileriyle devamlı hesaplaşma halindedirler. Tasavvufta “nefs muhasebesi” adı verilen şey budur: İnsanın her fırsatta içe-bakış yoluyla benliğini kontrol etmesi, yaptığı hareketlerin ve kafasındaki fikirlerin ahlaka uygun olup olmadığını düşünmesi gibi.

Erol Güngör / Ahlak Psikolojisi / Ötüken Yay. / S.64 / 2000

Ahlak insanlar arası münasebetleri ilgilendiren bir sistemdir ve bu sistem öğrenme yoluyla öğrenilir. Başkaları bizim davranışlarımız karşısında iyi ve kötü tavırlar almamış olsalardı, ahlaklı olup olmamak da söz konusu edilmezdi. Aslında ahlaki bakımdan iyi davranış, başkalarının bizden bekledikleri davranıştır; özellikle çocuk kendi başına ahlak teorisi geliştirecek çağda olmadığı için, davranış kaidelerini başkalarından öğrenir.

Erol Güngör / Ahlak Psikolojisi / Ötüken Yay. / S.57 / 2000

İnsana ahlaki şahsiyetini asıl veren yer, onun yakın çevresidir: ailesindeki büyükler, okuldaki öğretmenleri ve birlikte bulundukları arkadaşları. Bunların etkileri insan hayatının ilk yıllarında, yani çocukluk ve ergenlik çağında çok büyük olur. Delikanlılık çağının ilk sonunda insan artık ahlaki şahsiyetini büyük ölçüde kazanmış demektir; daha sonraki hayat tecrübesi onu fazla değiştirmez. 

Erol Güngör / Ahlak Psikolojisi / Ötüken Yay. / S.17 / 2000

Özel alan, (Yunanca) adı itibariyle de eve bağlıdır; dolaşım halindeki bir servete veya emek gücüne sahip olmak, ev ekonomisi ve aile üzerindeki egemenliğin ikamesi olamaz, yoksulluk veya köleden yoksunluk başlı başına polis’e kabul edilmenin önünde engeldir. 

Jurgen Habermars / Kamusallığın Yapısal Dönüşümü / İletişim / S.60 / 1999

Sembol; anlatılmaz ve görülmez bir gösterilene gönderen ve bundan dolayı da anımsayamadığı bu denkliği somut olarak tecessüm etmek zorunda olan ve bunu da uygunsuzluğu tükenmez bir biçimde düzelten ve tamamlayan ikonografik, ritüel, mitik yinelemeler oyunu aracılığıyla yapan işarettir.

Gilbert Duran / Sembolik İmgelem / İnsan yay. / S.13 / 1999

Alegori basit bir şekilde ifade edilmesi ve anlaşılması güç bir fikrin soyut çevirisidir. Demek ki teorik olarak iki işaret çeşidini fark edebiliriz. Keyfi işaretler:  ki bunlar gösterilen bir gerçeğe veya en azından her zaman tasvir edilebilirliğe sahip bir gerçeğe gönderen tamamen belirtici işaretlerdir ve alegorik işaretler: ki bunlar tasvir edilmesi güç gösterilen bir gerçeğe gönderirler. Bu son işaretler gösterdikleri gerçeğin bir kısmını somut olarak betimlemek zorundadırlar.

Gilbert Duran / Sembolik İmgelem / İnsan Yay. / S.9 / 1999

Batı, modernliği bri devrim olarak düşünmüş ve yaşamıştır. Akıl hiçbir kazanımı kabul etmez, tersine bilimsel türden bir kanıtlamaya dayanmayan tüm inançlar toplumsal ve siyasal örgütlenme biçimlerine sil baştan (tabular asa) yapar.

Alain Touraine /Modernliğin Eleştirisi / YKY / S.25 / 2002

Modernlik fikri toplumun merkezindeki tanrının yerine bilimi koyarak, dinsel inançlara –en iyi olasılıkla- ancak özel yaşam dahilinde yer bırakır. 

Alain Touraine / Modernliğin Eleştirisi / YKY / S.23 / 2002

Kemikleşmiş zihniyetlerin inatçılığı karşısında ne politika ne de ekonomi etkili olabilmiştir. Zihniyetler buyrukla değiştirilemez, çünkü yok edilmesi hemen hemen imkânsız olan bir şeye, anılara dayanırlar. Buna karşılık, kişilerin ufkunu genişleterek anılarının genişlemesini sağlamak mümkündür. Bu genişleme gerçekleştiğinde, aynı nakaratı tekrarlayarak ve aynı hataları yineleyerek yaşayıp gitme olasılıkları azalacaktır.

Theodore Zeldin / İnsanlığın Mahrem Tarihi / Ayrıntı Yay. / S.25 / 2010
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13