Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek satır aralarını araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
"H" Harfi İle Başlayan Kavramlar

Hakkımızı arıyoruz. Evet, doğru. gasp edilmiş ömürler var içimizde ve dışımızda. Kimimiz haksızlığa uğramanın nefretine sarılmış, kimimiz sineye çekmiş. Kimimiz hakkı tutup kaldırmaya çalışırken yanlış anlaşılmış; haksızlık yaptığı iddaa edilerek haklarından mahrum bırakılmış. Yine de gönül ister ki hepimiz bir ve yek olarak hakkımızı aramak yerine hakkı yaymaya çalışsak. Kim bilir, belki de hak, aradıkça bulunan değil de yaydıkça elde edilendir. Denesek mi? Buna hakkımız var mi?

Dolusuyla-boşuyla, acısıyla-tatlısıyla bu hayat bizim. Biraz senden ekleyelim, biraz benden. Kim dolu, kim boş aldırış etmeyelim fısıltılara. Bu hayat bizim. Birbirimize öyle muhtacız ki! Tamamlayalım bizi. Hayat yarım ekmek arası köfteyle doya doya yaşanmıyor. Birleştirelim yarımlarımızı. Tam olalım. Hayat bir bütün. Eksik kalmayalım.

Hep harcanana bakarız da biriktirilene bakmayız. Ağaçlar kışın içinde biriktirdiğini yazın zahiri eyler. Yapraklarını, çiçeklerini ve meyvelerini harcayarak ortaya koyar.

Biz de bir insanın malını harcamasına bakarak onun bu yönünü örnek alırız. Ama nasıl o malı elde edeceğimizi düşünmeyiz.

Bazen de bir kişinin kürsüde konuşmasına hayran oluruz da biz de onun gibi konuşmak için onu taklit ederiz. Ama onun kadar ne okur, ne dinler ne de konuşma pratikleri ederiz.

 

 

Batı´da işçiler, çalışma şartlarına bağlı olarak yaşadıkları tüm güçlüklere karşı haklarını yine kendilerine o şartlarda çalışmaları için ücret ödeyen ve çalıştıran patronlarını hedef seçmişlerdir. Böylece tepkilerini ekonomiden yana koymuşlardır. Doğu´da işçiler bu manada kendilerine muhatap olarak patronlarını değil de devleti seçmişlerdir. Burada hedef ise siyaset ve siyaseti oluşturan yetkili kurumlar ile temsilcileri olmuştur. Batı-Doğu arasındaki bu farklılık, yanı Batı´da işçilerin ekonomik yapıya, Doğu´da ise siyasal yapıya kafa tutmaları, beraberinde demokratik sanayileşmesini tamamlayamayan devletlerde iç isyanları ve hatta savaşları beraberinde getirmiştir. 

Hareketsizlik, insanın tabiatına aykırı durması. Bir isyan gibi. Özüne, varlığına engel olma çabası. Fakat bunu bile yaparken bir şey yapamamak. Varlığının zıddını ararken dahi yeni haline yabancı kalmak. Hiçbir şey olamamak. Varla yok arası, sıratın önü ya da berisi; kendinden sıyrılıp başka bir şekle girememek. Hareketsizlik esasında iradenin iflası. Esaret; bilmemenin bilgiçliğine tutsaklık.