Akademik çalışmalara yönelik kullanılabilecek satır aralarını araştırabilirsiniz
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
"O" Harfi İle Başlayan Kavramlar

"Zihinde tutma" aklın gerektiğinde ihtiyacı olan bir algıyı umulan yerde kullanma fonksiyonu. "Acı ve haz" zihinde tutmanın akla izdüşümü. Toplumsal belleğimizde zihnimizde tuttuğumuz ortak acı ve hazlarımız bizi millet olarak bir arada tutmaya sevk eden paydalarımızı oluşturur. Beraber neye ağlayıp güldüysek, onun etrafında kümelenir ve gündelik ilişkilerimizden gelecek tasavvurlarımıza kadar yeni hayaller kurarız. Anadolu toprakları içimizden ve dışarıdan bize ortak acı ve hazların zemini olmuştur. Bunları ayırt edici kimlikler yerine birleştirici ortak ve kalıcı değerler olarak görmeye ihtiyacımız bulunmakta. Farklılıkların zenginlik olduğu bilinciyle, farklılıkları ortak paydaya dâhil ederek, aynı duygular etrafında kenetleyebilmek önemli. Toplumsal belleğimizde zihinde tuttuğumuz acı ve hazları birbirine karşı adaletsiz bir hak arama mücadelesine çevirdiğimizde ortak hikâyemizi farklı anlatımlara bölüştürmekteyiz. İster bir mani, şiir, roman, sinema filmi veya müzik eseri olsun, isterse de siyasal dilin içeriği olsun ortak acı ve hazları “benim hikâyem” diliyle anlatmanın ve dinlemenin yerine “bizim hikâyemiz” bilinciyle ele almalıyız. Zira acı ve haz Anadolu topraklarının mutfağından, edebiyatına kadar her alanında birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde kaynaşmıştır. Bunları ayırmaya çalışmak, Anadolu aklının zihinde tutma fonksiyonunu yıkmak, yerine yapay, suni ve bir o kadar da tarihsel derinliği bencilce kurulmuş bir algı ve algılama modeli yerleştirme demek olur. 

 

      

    

"Okuyorum ama anlamıyorum/unutuyorum" diye başlayan yakınmalarımızın arkasında daha çok, okuduklarımızı hayatımıza tatbik etmemek yer almaktadır. Öğrendiğimiz bir bilgiyi veya insani davranışa yönelik değeri, yaşamadan kuru kuru aklımızda tutmaya çalışmak, yazılan bir kitabı ezberleyerek okumaktan başka bir şey olmasa gerek.

 

Hafızamızın kuvvetlenmesi için, davranışlarımıza ağırlık vererek, sadece konuşmanın önüne geçmeliyiz. Eyleme dökülmeyen bilgi ağırlık vermekte ve bizi hantallaştırmakta. Eylem ise davranışlarımızın ahlaki boyutunu ortaya çıkarmakta. Hem ahlaklı hem de bilgili bireyler olmak için, ayaklı kütüphane olmadan, yaşayan ve yaşatan şahsiyetler olmamız kaçınılmazdır.