İktidarın üçlemesi: Dert-Rant-Tepki
01.08.2013 Toplumun ortak derdini, topluma hisettirmede ise bazı isimler kendilerini ateşe atarlar: Yanarlar. Bu isimler etrafında ve ortak derdi dert edinenlerce teşekkül eden yapılarda çekirdek meydana gelir. Çekirdek, yani kolektif birlikteliği sağlayan akıl, hissiyat, inanç ve harek ...
Siyasal İletişim
1277 okunma
0 yorum
Sayfayı Yazdır

Toplumlar fikri bunalımlar geçirirken akli dengelerinde; muhakeme usullerinde sorun yaşar.  Sorunlar gündelik ilişkilerden, kolektif hareketlere; kurumsal diyaloglardan, siyasal vaatlere kadar geniş bir çerçevede hissedilir.

 

Toplum, bu sorunlardan kurtulmak için yine kendi içinde arayışlar neticesinde ortak bir dert etrafında kenetlenir.

 

Toplumun ortak derdini, topluma hisettirmede ise bazı isimler kendilerini ateşe atarlar: Yanarlar.

 

Bu isimler etrafında ve ortak derdi dert edinenlerce teşekkül eden yapılarda çekirdek meydana gelir. Çekirdek, yani kolektif birlikteliği sağlayan akıl, hissiyat, inanç ve hareket birliği…

 

Ne zaman ki dert bir hareketin ivmesi olur ve durdurulamaz hale gelir, o zaman toplumun yerleşik algıları arasına sızar ve kendini hissettirir derecede etkin olur. Böylece dert etrafında toplanan ehil kesim toplumun temel sorunlarına kafa tutacak zemine kavuşur.

 

Derdin iktidara gelmesi yani sorunlara kendine has çözüm önerilerini topluma kabul ettirmesiyle sağladığı meşru zemin farklı kesimlerin dikkatini çeker. Böylece dert büyüdükçe derdin sefasını sürmek isteyenler de büyür. Neticede toplumun derdi arttıkça o dertten parazit gibi geçinmek isteyen rantçı kesimin hacmi de büyür.

 

Dertlerin sefasını süren diğer toplumsal kesimler parazitlerden oluşur. Ne var ne yok emerek beslenirler. Hayat ve dünya arasında kurdukları anlam ve ilişki hedonizmin zerafeti ile izah edilir.

 

Dert ehli kesim derdini büyütmeye devam ettikçe rantçıların yanında yeni bir misafirleri daha gelir. Bu kez tepkililer çalar kapıyı; biz de sizdeniz, bizim de derdimiz var, diye.

 

Tepkililer kendi topraklarında ekemedikleri mahsülleri dertlilerin iktidarından harmanlamayı planlar. Onlar için bu iktidar alanı bir dönem üzerinde yaşanacak toprağı ifade eder. Taa ki toprağın verimi düşmeyegörsün hemen pılını-pırtını toplayıp geri dönerler.

 

Siyasi tarihimizde örnekleri çoktur; iktidara sığınıp, iktidarın güç kaybettiğini ve bizimkiler dediklerinin yeniden iktidara aday olduğunu görünce hemen geldikleri saflarına koşup: Kalenin içini boşalttık, diye eski dostlarına hava atmışlardır. Maksat yeni mahsulden büyük pay almaktır, elbet!

 

Dolayısıyla toplumsal bir gücü oluşturan kesimler dertlilerden, rantçılardan ve tepkililerden oluşmakta. Karışımın sağlıklı ayakta durması için bu hareketin çekirdeğini oluşturan dertlilerin iletişim stratejisi oldukça önem taşır.

 

Zira dertliler hareketin dinamosu; ameliye tayfası ve fikir sahipleri olur. Dertlidirler çünkü ezilmişlerdir.

 

Rantçılar, hareketin ivmesinden güç alarak burjuva hayatlarına güç katarlar. Ne zaman başka bir hareket ortaya çıksa sermaye sahibi olarak yine masaya otururlar. Meydan hep onlarındır, havasını taşırlar.

 

Tepkililer ise kendi hareketlerinde mevki sahibi olamayınca kapağı iktidar alanına atanlardır. Tek dertleri vardır; dertlilerin derdini kemirmek, tekrar geri dönmek ve dönüşlerine methiyeler düzdürmek.

 

Ülkemizde muhafazakar kesimin temel sorunu kendi içindekilerin nefsani davranışlarına karşı dur diyecek tavır ile dışardan gelecek saldırılara karşı ortak değer ve inançları muhafaza edecek dertli bir çekirdeği hem muhafaza etmek hem de iktidarı kaptırmamak.

 

Dertlilerin çekirdeği muhafaza etmedeki başarısı ortaya koyacakları iletişim stratejisi ile de yakından ilgilidir. Zira mevcut iktidarlıklarının devamı için sözü ve eylemi rantçı ve tepkililere kaptırmamak için hareketin felsefesini ortaya koyacak söylem ve eylem birliğini dertli kadrolardan temin etmek oldukça önemlidir.

 

 

 

 

 

 




Ad - Soyad
:
E-Mail
:
Başlık
:
Yorum
:
Kalan Karakter Sayısı : 500