Recep Tayyip Erdoğan ve Şiir
27.01.2014 Mesajın çekici olması ve toplumsal meşruluk bularak kabul görmesi aynı zamanda mesajın estetik değere sahip olmasıyla ölçülür. ...
Siyasal İletişim
1954 okunma
0 yorum
Sayfayı Yazdır

Başbakan Erdoğan’ın hemen hemen önemli konuşmalarında şiir okumasına tanık olmuşuzdur. Şiir, adeta Erdoğan’ın vermek istediği en temel ve derin mesajlarını kodlayarak içine yerleştirdiği iletişim biçimi; dili olmuştur.

 

Bir siyasi liderin topluma sunduğu mesajlarının toplum tarafından kabul görmesi ve neticesinde heyecanını artırarak mesaj ile mesajı üreten lider arasında kendini bulması ince bir mevzuyu oluşturur.

 

Mesajın çekici olması ve toplumsal meşruluk bularak kabul görmesi aynı zamanda mesajın estetik değere sahip olmasıyla ölçülür.

 

Bu bakımdan Başbakan Erdoğan’ın şiir yoluyla toplumla kurduğu iletişimi verdiği mesajlar yanında bu iletişim türünün içeriğiyle de oldukça yakın ilişkiye sahiptir. Zira şiirin zihinlere sunduğu estetik algılama biçimi bireyi ve toplumu motive etmede önemli bir değer taşır.

 

Estetik, kavram anlamında his bilimi olarak ifadelendirilir. Hislere ve bu yolla davranışlara uzanan mesajlar bireyin yanında toplumu da belli konular etrafında motive etmede üstün niteliktedir.

 

Estetiğin somut olan görünür yanı sureti ve surete derinlik katan manası, aynı anda bir mesaj içinde yer aldığında tahmin edilemez bir etkiye sahip olur.

 

Birey olarak çevremizde vuku bulan olaylardan etkileniriz. Bu olayların görünür yönüne dair yorumlarda bulunuruz. Bu bakımdan şekille kurduğumuz ilişkiler bizde oluşturduğu algılar vesilesiyle yeni şekillerle karşılaştığımızda onlara karşı olumlu yada olumsuz yargılarda bulunmamıza itici güç olur. Güzeli ve bize hoş olanı arayışlarımızda eşyanın idrakinden öte, eşyanın mahiyetiyle iletişim kurmayı tercih ederiz.

 

Akıl ve kalp ahengiyle eşya üstü mana ile iletişime geçerek insan külli olana yakınlaşır. Böylece hakikat ile kurulan doğrusal ilişki neticesinde insan kendisine dair yeni algılar geliştirir.

 

Hegel’in ifadesiyle metafizik estetik insanın külli ruh ile kurduğu yada kuramadığı iletişim neticesinde vuku bulur.

 

Her şeyin üstünde olan külli irade var olan bütün varlıkları içinde barındırır. Böylece cansız maddeden nebatlara ve hayvanlara kadar külli irade, gayri şuuri olarak algılanır. İnsan ise aklı ile hakikatle temas kurar ve onun varlığı içinde yerini alma mücadelesini verir. Böylece metafizik estetik insanın kendi varlığını yüce yaratıcı ile anlamlı kılması neticesinde ortaya çıkar.

 

Metafizik estetiğin somutlaşması ise sanat yoluyla gerçekleşir. Sanat ise külli iradenin yani yaratıcının madde içinde görünüşünden ibarettir. Bu bakımdan İslam Sanat Eserlerinde Rabbin insana sükûn ve haz veren bir tarzda yer alması aslında eşyayı Allah yolunda şekillendirmeyle ilgilidir.

 

Eski dönemlerden günümüze kadar insanoğlu metafizik estetik doğrultusunda sanatsal icralar gerçekleştirmiştir. Hegel bu sanat icraları beş kademede sınıflandırır. Birincisi mimarlık, ikincisi heykeltıraşlık, üçüncüsü resim, dördüncüsü musiki ve son mertebede ise şiir yer alır.

 

Dikkat edilirse mimarlık aşamasında madde ile yoğun ilişkiler kurularak başlatılan sanat icrası heykeltıraşlık ile vücuda döndürülmekte, devamında resim ile hislerin yoğunlaşmasına ve musiki ile de metafizik estetiğin mekândan neredeyse tamamen kopmasına vesile olur. Fakat musiki ile maddeden soyutlanan sanat, insana kendini tam olarak anlatmada yetersiz kalır ve söz’e başvurur. Böylece söz düşüncenin tam ve hakiki işareti olarak yerini alır.

 

Söz, zihnin tasavvurlarını ortaya koymasına yardımcı olur. Zihnin tasavvurları ile karşı zihinler arasında ortak bir yol oluşturur. Böylece sözü üreten akıl ve kalbin taşıdığı hisler tam ve doğru olarak mesajı alan zihinlere ulaştırılır. Böylece akıldan akıla; kalpten kalbe doğru tam ve ahenkli iletişim kurulur. Böylece şiir hem aklı zihinsel pratiklerle geliştirir ve hem de kalbi derin duygularla besler.

 

Şiir, aklı hareket ettirmesi ve kalbi de hoşnut kılması neticesinde söyleyenden dinleyene doğru kabul görür bir iletişim yolu olur. Bu yolda estetik döşemeler yer aldığından hem söyleyen hem de dinleyen büyük keyif alır.

 

Zira söyleyen şiir ile kendini tam olarak anlaşılır kıldığına emin olurken dinleyen de kendi hislerine tercüman olan bir dil ile karşı karşıya gelmenin keyfini sürer.

 

Başbakan Erdoğan’ın okuduğu şiirler hem şiirin sanat olarak taşıdığı metafizik estetiği ile etkisini gösterir hem de güncel olay ve durumlara karşı şiirin taşıdığı öz içerikle kitlelere kavi mesaj vermenin siyasal hazzını yaşatır.

 

 




Ad - Soyad
:
E-Mail
:
Başlık
:
Yorum
:
Kalan Karakter Sayısı : 500