Ömrümüz
18.08.2014 ...
Felsefe
1045 okunma
0 yorum
Sayfayı Yazdır

Ömür,

Kapıların kapanması ve diğer kapıların açılması arasında

Zihnimize yerleştirdiklerimizin karşı kıyısında bizi bir zemine davet edendir ömür.

Kapı kapanan demek,

Ömür, yaşam demek.

Bize vazife kapamak değil açmak.

Yaşantımızın kapı gibi çevremize güzellikleri açması; kapamak yerine kendimize, insana ve gönüllere açık olmasıdır gayemiz.

Fetihler tarihimiz boyunca açılışlar oldu.

Gönüller, akıllar, düşünceler, ilişkiler ve mekânlar açıldı tarih boyunca

Bizler de bugün ömürlerimizi, yaşanmalarımızı yeni umutlara açma hevesindeyiz.

 

Günden güne, yaştan yeni yaşa; nice yıllara diyen temennilere;

En iyi temennileri sunan dillere; bitmesini istemediğimiz muhabbetlere;

Dostluk yoluyla devam ettirdiğimiz selamların geleceğine;

Kapılar kapanır, kapılar açılır.

Ömür bu ya takvim misali sayılır, sayılır ve sayılır.

Geriye dönüp bakılınca falanca yıl, bu kadar zaman, şunca vakit yerine,

Geriye bırakılan ya eser olur, ya yüzlerde tebessüm olur, ya dillerde muhabbet olur.

 

Ömürlerimizi fetihlerin yoluna döşemişiz.

Gönül kapısı, rıza kapısı demişiz.

Sevmişiz, sevilmişiz; sevgiliye şarkılarda;

            Aç kapıyı gir içeri,

            Gönlüm bekliyor seni, demişiz.

Nağmeler, makamlar; dilimizdeki ıslık, yüzümüzdeki mutluluk, hep ömrümüzün bereketi olmuş.

Bereketlenmişiz bizi hayra vesile kılanlarla.

Nimetlenmişiz Rabbimizin bizi güzellikler içinde yaratışıyla,

Daha ne beklemişiz yaş otuz beş, otuz altı olunca?

Ömür, yaşam, hayat…

Yıl yıl, ay ay, gün gün, saat saat, an an gelmiş geçmiş gözlerimizden.

Her kirpik kırpmanın arasında dostları hatırlamışız.

Kim bilir kimlere dost olmuşuz; kimlerin hayatında güzel yer bulmuşuz?

 

Vakit ilerliyor.

Biz doğum günlerimizi sayıyoruz tek tek; yıl yıl.

Yaş kaç oldu sorularına muhatap oluyoruz.

Aklın başta olduğunu, aklı vicdanın olgunlaştırdığını;

Gülümseyen gözlerin ömrün hikâyesi olduğunu unuttuğumuz oluyor.

Oysa saatler her an bize gerçekleri hatırlatıyor.

Necip Fazıl diyor ya;

            Aç kapıyı haber var

            Ötenin ötesinden

Dudaklarda şarkılar

Kurtuluş bestesinden

 

Evet. Haber geliyor her an.

Davet var;

Gel ey gönül, gel ey nefsin, gel ey ömrüm dönme bu yoldan,

Duy sensini davetçinin,

Uy çağrısına davetin

Katıl yoluna davet edenin.

Ömürlerimiz hayra vesile olsun.

Ömürlerimiz temenniler yığını değil

Ömürlerimiz ameller vesilesi olsun.

Ömürlerimiz çok konuşmakla değil,

Ömürlerimiz çok iş yapmakla geçsin

Mevlana’nın ifadesiyle;

            Şu lisan kapısını kapa da, aşk penceresini aç

 

Bize de şimdi aşk penceresini, aşk kapılarını açıp geçmişi saymak yerine,

Geleceği güzelleştirmek düşer.

Yaş otuz altı.

Tepe taklak şimdi üstü altı.

Ömrün bahanesi çok olur

Lakin gel tut elimden

Gel gülümse bana

Hayat bayatlamasın

Taze gözler

Köşemizdeki fırın gibi sıcak umutları pişirsin

Gönüller doysun varlığımızdan,

Dostlar huzur bulsun adımızdan

Yüzler gül gibi açsın sunduğumuzdan

 

Ömür gönüllere kavuşsun

Tek başına kalmak kadar fakirlik nedir?

Zenginliktir öyleyse

Selam ve tebessüm

 

 

 




Ad - Soyad
:
E-Mail
:
Başlık
:
Yorum
:
Kalan Karakter Sayısı : 500