9 Mart
12.01.2015 9 Mart 2003 akşamı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara?da yaptığı ve Siirt?te de cadde ve sokaklarda yayınlanan konuşmasında, ?Usta kaptan marifetini fırtınalı denizde gösterir. Emanet emin ellerdedir? demişti. ...
Siyaset
1332 okunma
0 yorum
Sayfayı Yazdır

9 Mart 2003 akşamı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da yaptığı ve Siirt’te de cadde ve sokaklarda yayınlanan konuşmasında, “Usta kaptan marifetini fırtınalı denizde gösterir. Emanet emin ellerdedir” demişti.

 

Peki, neydi 9 Mart’ın önemi?

 

Önce Erdoğan, Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden hapse düşürülmüştü. Ardından kurduğu AK Parti ile girdiği 3 Kasım 2002 seçimlerinde %34,2’lik oy oranı ile birinci çıkmıştı. Fakat mahkemenin kendisine ret cevabı vermesi üzerine seçimde aday olamamıştı.

 

Kurulan 58. Hükümet, CHP’nin de destek vermesiyle Erdoğan’ın da tekrar seçilebilmesine cevaz veren kanunu meclisten geçirmeyi başardı. Sonra YSK, başvuru üzerine Siirt ili seçimlerini iptal etti ve 9 Mart günü Erdoğan, Siirt Milletvekili olarak Meclise girdi.

 

Bu kısa hafıza tazelemeden sonra 15 Mart’ta kurulan Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki 59. Hükümetten günümüze bazı değerlendirmeleri yapabiliriz.

  

Daha 59. Hükümet kurulduğunun ilk günlerinde tezkere sorunuyla yüz yüze gelmişti. O günleri hatırlarsak, medyanın belli bir kesimi “tezkere hükümeti” şeklinde manşetler atmaktaydı. Yani herkesi şaşırtarak gelen bu hükümetin ABD’nin güdümüyle erken tarih olacağını sanıyorlardı.

 

Zira ABD’nin Irak’a düzenleyeceği saldırıda, NATO’ya bağlı ve hava sahasını açmayan tek ülke olan Türkiye, hem içerden hem de dışarıdan ciddi bir abluka altına alınmıştı. Önce Kıbrıs sorunu düştü medyanın diline. Ardından, ABD kanadından Cheney, “son kez sizi arıyoruz” şeklinde yeni kurulan 59. Hükümete baskılarını artırmaktaydı.

 

Bu da yetmedi, Bush, elindeki Güney Doğu kartını açtı ve “ya bizden taraf olursunuz ya da PKK’yı kontrol edemeyiz” şeklindeki ifadeleriyle, Türkiye’ye süregelen şekilde davranması gerektiğini vurguluyordu.

 

Fakat istediklerini elde edemediler. Zira “dalgalı denizlerde” dümen tutmayı marifet bilen bir irade, geldiğimiz on iki yılda, talimatlarla hareket eden bir ülke olmaktan çıkıp, artık, kendi şahsiyetini yeniden üreten bir ülke konumuna geldi.

 

Omurgalı olmak, dik durmak her zaman her siyasi etkinlikte, rakiplerinizin oyununu bozmak anlamına gelmez. Esas olan kendiniz olabilmenizdir. Fakat malum medyamız ve benzer düşüncelerde olanlar, bu gerçeği ısrarla göz ardı ederler.

 

Tüm dünyadaki adaletsizliğe, insana karşı yürütülen soysuzlaştırma çalışmalarına karşılık gelen “one minute” çıkışını dahi, “Hadi diklendiniz de ne geçti elinize? Mademki omurgalıyız neden hala adamların sesi çıkıyor?” şeklinde manşetlerine taşımaya devam ediyorlar.

 

9 Mart 2003’te Siirt’ten Meclise giren Erdoğan, o günden beri her anını ülke meselelerinin çözümüne adamış durumda.

 

Her fırsatta insanlık onurundan yana ilkeli duruş sergileyen ülkemizi sırf iktidarda Müslüman karakterde insanlar var diye dünya kamuoyunda terörize etme çabası nedir?

 

Gezdiniz, dinlediniz, şantaj ettiniz, susturdunuz, yardım ellerini kırmaya yeltendiniz,  Türkiye Cumhuriyetini itibarsızlaştırmak adına mahrem bilgilerimizi dünyaya peşkeş çektiniz.

 

İslam ile terörizmi bir araya getiren söylem ve davranışlar hangi yeraltı zenginliklerinin Batı sermayesine işlem hacmi olarak girmesine vesile oluyor?

 

Hadi Batılılar bunu yapıyor peki ya siz?

Sizler, bu ülkede  ve benzerleriyle dünyada haksızlığa uğramış hangi kesimler için sesinizi çıkardınız?

 

Manşetlerinizde, “işimiz Allah’a kaldı” derken alay ettiğiniz inananların, “irticacı zihniyet hortladı” derken dışladığınız Müslümanların, “laik ordu mu din ordusu mu” derken vatan evladı dahi olamaz dediğiniz insanların, “başörtülü eylem” derken modernliğe peşkeş çektiğiniz kadınların…. Şimdi de saadeti için manşet kararttığınız Batı’nın hangi değerleri sizi böyle davranmaya sevk ediyor?

 

Bu anlayışa karşı, demokratik yollarla mücadele ettiği için Recep Tayyip Erdoğan’ın, 9 Mart’ta Meclise ayak basması, demokratikleşme tarihimizin en somut adımı olarak tarihte yerini almıştır. 




Ad - Soyad
:
E-Mail
:
Başlık
:
Yorum
:
Kalan Karakter Sayısı : 500