Suya Düştü Hayalleri
12.10.2012 Büyümenin ne kadar inat bir şey olduğunu düşündü. Annesine, babasına, bakkala, hatta arkadaşlarına bile inat bir şeydi büyümek. ...
Hikaye
1794 okunma
0 yorum
Sayfayı Yazdır

Suya düştü hayalleri…

 

Daha çocuktu. Büyümelisin dediler ona. Büyümek istedi.

 

Eve erken gelip dolabın kapısını açtı ve büyümek için ne bulduysa yedi…

 

Ama hepsini yiyemedi. Önünde kaldı türlü yiyecekler. En çok çikolatalı pastadan yemek istedi. Büyümek istedi. Bir pasta tadında, büyümek istedi.

 

Annesi onu böyle görünce şaşırdı elbet. Önce “na’ptın”, dedi. Sonra “ellerini yıka”, dedi. Bitmedi, sonra “mutfağı” topla, dedi. Ve sonunda kızdı ona, arkasından söylenip: “Ah bu çocuklar”… Ne zaman büyüklerin sözünü dinleyeceklerdi!

 

“Büyüseniz de adam olsanız”, dedi anne bir hışımla, mutfağı temizlerken.

 

Çocuk ellerini kururlarken duydu annesinin “büyüsen” sözünü. Sinirliydi annesi. Çocuk da sinirlendi. Ama kendine. Neden büyüyemiyordu ki?

 

Hep bu pastaların yüzünden, “reklamlarda ki çikolatalar kadar hızlı büyütmüyorlar beni”, dedi kendi kendine. Evet. Bulmuştu. Çikolata alacaktı. Büyümek için.

 

Evden koşarak çıktı. Siniri yatışıncaya kadar koştu. Hatta annesinin “nereye gidiyorsun”? Sorusuna cevap bile vermeden koştu. Sonra siniri teriyle birlikte akınca balından durdu, yavaşladı. Normal yürümeye başladı. Düşündü; evet hiç parası yoktu.

 

Babasının söyledikleri aklına geldi, “büyüyünce çok para kazanacaksın”.

 

“Yine büyümek mi”, dedi kendi kendine. Nefret ettiğini hatırladı birden büyümekten. Evet. O artık büyümekten nefret ediyordu. Her şey büyüyünce olacaktı, ne hayal ediyorsa hepsi.

 

Ama büyümenin hiçbir şartı yerine gelmiyordu.

 

Çikolatası yoktu. Çikolata alacak parası da yoktu. Üstelik herkes kendisini küçük gördüğünden kendisini değersiz hissediyordu.

 

“Çocuk olmak” dedi kendi kendine. “Çocuk olmak böyle bir şey olsa gerek”.

 

Bakkalın kapısının önünde durduğunu fark etti birden. Ceplerini yokladı son bir ümit. Hayır, yoktu işte parası.

 

Bakkal amca gazeteleri dışarı koymak için çıkmıştı o anda. Elleriyle ceplerini karıştıran çocuğu gördü; “paranı mı kaybettin”? diye sordu ona, sert bir ses tonuyla ama güler yüzle.

 

“Hayır”, dedi. “Param yoktu ki”…

 

“Mademki paran yoktu neden geldin bakkala”, dedi bakkal amca. Hala gazeteleri düzenlerken.

 

“Çikolata alacaktım”, dedi çocuk. “Büyümem lazım”.

 

“Evet”, dedi bakkal amca, “büyümen lazım, parasız çikolata alamayacağını bilmeyecek kadar küçüksün sen”.

 

Sinirlendi çocuk. Koşar adımlarla evin yolunu tuttu. Hızla annesinin yanına gitti. Büyük bir adam gibi dik durarak, küçük bir çocuk gibi ağlamaklı bakarak; “beni sevmiyor musunuz anne”? dedi.

 

“Nerden çıkardın yavrum”, dedi annesi. “Tabi ki seni çok seviyoruz. Sen bizim küçük yavrumuzsun. Hepimiz, baban, abeyin, ablan, ben seni çok seviyoruz”.

 

“Ama ben küçüğüm, değil mi”?

 

Evet, küçüksün ama bir gün büyüyeceksin yavrum”.

 

***

 

Bir gün büyümek üzere başını yastığa koydu çocuk. Uyumadan evvel hayal kurmak istedi.

 

Büyüdüğünü ve istediği kadar parası olduğunu hayal etmek istedi. Sonra bakkalın kapısından içeri girip, cüzdanından bir tomar para çıkartarak mahalledeki tüm çocuklara çikolata aldığını da hayal edecekti.

 

***

 

Tam aldığı çikolataları çocuklara dağıtacaktı ki mahallenin çocuklarından biri “istemem”, dedi.

 

“Neden almıyorsun sen”, dedi ona.

 

“Ben bedavadan çikolata almam. Gerekirse büyüyünce gider kendim, kendi paramla alırım”, dedi.

 

***

 

Hıçkırıklar içinde uyandı rüyasından.

 

Her çocuğun hayalinde bir büyümek arzusunun saklı olduğunu anladı.

 

Büyümenin ne kadar inat bir şey olduğunu düşündü. Annesine, babasına, bakkala, hatta arkadaşlarına bile inat bir şeydi büyümek.

 

İnat olduğu kadar da yalnız bir şeydi büyümek.

Sonra başını tekrar yastığa koydu.

Kendisinin ne kadar inatçı ve yalnız bir çocuk olduğunu düşündü.

Sıkılmaya başladı bu hayalinden.

Olsun, dedi, büyüyecem ya sonunda…

 




Ad - Soyad
:
E-Mail
:
Başlık
:
Yorum
:
Kalan Karakter Sayısı : 500